|
|
Bahsettiğimiz ocak senenin on iki ayından biri değil bizim evlerin sarayların hanların en güzel yerlerine yapım esnasında düşünerek hesaplanarak koyulan ocaklardan bahsetmekdeyiz. Ne
var ki günümüz evlerinde böyle şeyler düşünülmüyor.
Artık yavaş yavaş ocaklar unutulmaya başladı bizde çocukluk yılarımızda ki ocak başındaki
Güzel, neşeli, üzgün, kederli günlerden bahsedelim dedik. Bir evin tüm halkı ninesi dedesi oğlu gelini kızı torunu velhasır Aile bireyleri ocakdan yararlanır.
Önce ocak nasıl yapılır nedir ne işe yarar kimler kullanır sizlere onu anlatalım dilimizin döndüğü kadar ocak her evin bir köşesine değil odaların en güzel yerine yani derler ki evin baş köşesine kurulur binanın yapım esnasında odalara mutfaklara hollere taş duvar içinden bacalar bırakılır bacaların bir ucu damda Tepesine tahtadan ve yahut da tabanı kopmuş sepetle beli edilmiş ki damda dolaşanlar bacadan aşağı düşmesinler dumanı da güzel çıksın diğer bir ucu evin odaların içinde münasip bir yere yapılır.
Yapımında bacanın içine üç tarafı yerden otuz santim yüksekliginde ince kibar duvarla çevrilir İçerisi çamurla sıvanır içinde ateşin rahat yanabileceği şekle getirilir.
Baca ile ocağın arasına davulbaz konur tahtadan yapılan bir çok motiflerle le süslenir duvar kenarlarına evi aydınlatmak için çireler koyulsun diye tahtalarla oyma lâmbalıklar yapılırdı tavan la davulbaz arasındaki boşluğa tahtadan işlemeli güzel raf konur bu rafa çocukların ulaşamadığı için önemli değerli eşyalar konur. Davulbazın altına güzel bir örtü çekilir örtünün kenarları
Süslenir örtünün görevi ocakta yanan ateşin dumanını odanın içine dağılmasını önler hata bu örtünün yanına ufak cepler dikilir bu ceplere çakmak kibrit konur ocağın ateşini yakmasında kullanılır ayriyeten bacanın içinde kurum dökülmesin diye ocağın üstüne bir kapak konur bu kapak gerektiğinde kapatılır
Ocağın köşe üstüne askılık yapılır bu askılara sıcak tencere ibik gibi kullanılan malzemeler tuta bilsin elleri yanmasın diye bezden yapılan tutamaklar asılır her an kullanmaya yarayan bezden dikilmiş ağzı büzgülü bir torba asılır içinde tuz konur ocakta pişen yemeklere atılır
Ocağın üstünde her dayım duran kullanmaya hazır malzemeler den bazıları şunlar siyah sövesi yapılmış büyücek bir sac bu ocağın üstüne kapatılır altında ateş yanar evin ekmeği pişer yufkası pişer bazlaması pişer böreği ve saire bu tür yiyecekleri pişirmeye yarar. Tencerelerin altına konan bir demir parçası ocağa konan büyük küçük tencere ibrik atlarına konur ki devrilmesin ateşi yakarken üflemek için kullanılan körük içi boş bir demir parçasından ve yahut da içi boş ağaç dan kamışdan yapılır ocağın ateşi yanarken ateşi kurcalayan maşa bunlar ocak başında hazır bulunur
Biz gelelim ocak başında neler oluyor ona göz atalım kışlık bir odanın baş köşesine ocak konmuş ocak gün boyu yanar ocak başında minderler yastıklar la süslenmiş yan duvara koyun postundan hasırlanmış namazlık asılı durur. Dışarıda kar yağar hava soğuk evin gelini bir kucak meşe sağı getirmiş ocağın yanı başına bırakır Nine ile dede ocak başında bağdaş kurmuş oturur dedenin elinde maşa yanmakta olan ateşi karıştırır nine karşı köşeye oturmuş ateşin yanması için ha bire çirpileri kırarak ocağın içine doldurur dede elindeki maşayı bırakır ocağın üstünde duran körüğü alır ateşi üfler ateş yanmadığı için nine ile dede birbirine bağırarak birbirlerini suçlarlar bu arada evin torunları sokakdan gelir elleri üşümüş ovalayarak ocağa yanaşır evlerde başka ısınacak bir şey yok onun için. Tüm aile fertleri ocaktan ısınacak büyüklerden sıra bulunursa
ocak başı sohbetleri çok güzeldir çünkü yaşlılar anlatır çocuklar dinler kitaplar okunur sofralar kurulur ocak da pişen yemekler ocağın önünde oturan yaşlılara çocuklara evin gelinine oğluna ayrı ayrı servis yapılmaz ocak başına konan ekmek tahtasının üstüne bir leğen konur tüm aile fertleri beraber kaşıklarını bu leğenden alarak yelerdi. Senede birkaç kez bacalar temizlenir ocaklar çarpım denilen toprakla silinir her ev kendine göre dalgalarla ocağını süsler gençler yeni gelinler oldukça ocakdan uzak kalırlar buda aile büyüklerine saygıdan ileri gelirdi.
Bakarsın dede nine ocak başını tutmuş evin gelini ocak dan uzağa oturmuş bebeği kucağında emzirir altında minder yok ayağında çorap yok örtüsüne yavrusunu sarmış üşümesin sağlıklı büyüsün şimdi bakıyoruz gelinlerde bebeklerde insanlarda çok şanslı evde sobalar doğal gaz kalorifer evin her tarafı sıcak
|
|
|